Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%50
SOSYOLOJİ SETİ - 5 KİTAP - - kitapoba.com

SOSYOLOJİ SETİ - 5 KİTAP

Liste Fiyatı : 150,00TL
İndirimli Fiyat : 75,00TL
Kazancınız : 75,00TL
Havale/EFT ile : 73,50TL
setsosyoloji
559160
SOSYOLOJİ SETİ - 5 KİTAP
SOSYOLOJİ SETİ - 5 KİTAP
Açılım Kitap
75.00

BİLGİ SOSYOLOJİSİ 

*Vargıların kökeninde bulunan ve düşünce hayatını yönlendiren öncüller, bilginin üretimi, kullanımı ve toplumsallaşmasında nasıl bir fonksiyon üstlenir?
* Bilginin zihniyet (bilinç) inşasındaki rolü, zihniyetin, kültür, gelenek, din vb. ile olan irtibatı nedir? Çağın değerleri, global eğilimler, topluma içkin kültürel yapı zihniyet (bilinç) oluşumunda ne kadar etkindir?
* Aydınlar ve bilgi-bilim ilişkisi nasıl gelişir? Bilgi-bilim aydının ürettiği araçsal bir veri mi, yoksa kendini var eden amaçsal bir öğemidir?
* Bilimsel bilgi ile dini bilgi arasındaki ayrım yüzeyde mi perspektifte mi oluşur?
* Bilgi değerden bağımsız mıdır? Varlık alanları değer yapılarından bağımsız düşünülemeyeceğine göre, ilişkilerin boyutları nasıl belirlenecektir?
* Bilgi-Bilim-İslam ilişkisi nasıl düzenlenebilir?
* Bilginin İslamileştirilmesi mümkün müdür?
Bilgi kısaca yaşantıdan arta kalan zihni bir olgudur. Ancak zihinden kopup nesnel hale gelebilmesi, başkaları tarafından alınıp yeniden üretilebilmesi ve nihayet biriktirilerek aktarabilmesi onu bireysel olmaktan çıkarıp aynı zamanda toplumsal kılmaktadır. Onu felsefeden ve psikolojiden farklı olarak sosyolojik kılan yöne de budur.

Bilgi, şöyle yada böyle herkesin konusudur; ama sosyologun özel türden bir ilgi alanıdır. Çünkü Bilgi Sosyolojisi bir taraftan genel sosyolojinin diğer taraftan kurumlar sosyolojisinin alt disiplinlerinden birisidir. Bir tarafı topluma diğer tarafı zihne uzanan alanın bileşkesinde oluşan kognitif bir olgudur. Ne var ki bu konuda Türkçe'de toplum bağlamında bilgi sorunlarına dolaylı ve kısmen değinen pek az sayıda kitap ve makalenin dışında başlı başına bilgi sosyolojisini konu alan bir eser yok gibidir. Fazlaca iddialı olmamakla birlikte bu kitap, Bilgi Sosyolojisinin bir çerçevesini çizmeyi ve ilk elde tartışılan konulardan bir demet sunmayı amaçlamaktadır.

AİLE SOSYOLOJİSİ YAZILARI

İnsani ve toplumsal hayat, sosyal kurumların belli işlevlerini yerine getirebilmesine bağlıdır. Aile dünden bugüne, bu işlevlerin bir kısmını yerine getiren önemli konularından birisidir. Bilindiği üzere aile genel olarak en deruni birincil ilişkilerin karşılanması, neslin devam ettirilmesi ve bununla bağlantılı olarak da en sağlıklı ve meşru şekliyle cinsel hayatın yaşanması işlevlerini yerine getirmektedir. Bu görevler bir başka kuruma havale edilemeyeceği için aile, tali değil, bir temel kurumdur. Esasen yüksek tipli dinlerin anlatımıyla insanlık, bir aile halinde yaratılmış ve bugüne kadar da varlığını sürdüre gelmiştir.
Ancak her beşeri oluşum gibi aile de toplumsal şartlara göre bir biçim kazanagelmiştir. Her alanda olduğu gibi ve belki daha fazlasıyla günümüzde aile alanında ciddi bir dönüşüm yaşamaktadır. Bu süreçte ailenin en önemli sorunlarından birisi herhalde istikrar ve dengedir. Hemen pek çok toplumda evliliklerin önemli bir kısmının ayrılma ile bitmiş olması, ailenin ciddi bir istikrar sorunu yaşadığının en somut delillerinden birisi olarak kabul edilmekte ve yine hemen her toplumda ailenin geleceği ile ilgili kaygılar dile getirilmektedir. Bu çerçevede geniş bir literatür ve alan çalışması yapılmaktadır.“Aile Sosyolojisi Yazıları” adını taşıyan bu eser 18 akademisyenimizin her biri ailenin farklı bir yönünü ele alan makalelerinden oluşmaktadır. Üç kategoride topladığımız makalelerin birinci kısmı, Genel Aile sorunlarını, İkinci kısmı, Toplumumuzun Aile Sorunlarını, Üçüncü kısım ise bazı kültürel örneklemleri ele almaktadır. Bu eserin okuyucuları şu ve benzeri sorular (veya sorunlar) ile ilgili sağlıklı cevaplar bulacaktır:
- Ailenin tarihsel elişimi, gelenekselden moderne izlediği yol,
- Ailenin, din, kent vb. gibi kurumlarla ilgi noktaları,
- Ailenin sosyalleşme gibi bazı toplumsal süreçlerle ilişkisi,
- Aile ile ilgili bazı gerçek dışı paradigmalar,
- Ailenin risk alanı ve gelecek sorunu,
- Bazı bölgesel aile sorunlarımız: Aşiret yapısı ve namus cinayetlerinin gerçek boyutu.
Makaleler akademik çerçevede oluşturulmuş ve dolayısıyla öncelikli olarak bilimsel metinler ise de herkese hitap etmektedir. Umarız her okuyucu için faydalı olacaktır.

DEĞİŞİM SOSYOLOJİSİ

 

Şüphesiz değişim her alanla ilgilidir.Çünkü bütün varlıklar;var olma,varlığını sürdürme ve son bulma sürecinden geçmektedir.Bu basamaklar arasındaki farklı düzeylerdeki devinim değişmeyi meydana getirmektedir.Değişim elbette canlılar ve toplumlar için taşın ve toprağın dönüşümünden daha fazla bir öneme sahiptir.İnsanlığın başından beri toplumların oluşup çökmeleri,düşünenlerin dikkatini çekmiş olmalıdır.Toplum üstüne düşünce Sorokin’in ifadesiyle bunalımlı dönemlerde daha bir önem kazanmıştır.

Elinizdeki eser,sosyolojik açıdan değişmeyi ele almakta iki düzine civarındaki temel soruya bir cevap bulmaya çalışmaktadır.Özel türden bir değişim sorununu çözme yerine toplumu değişim açısından okuma yollarını göstermektedir.Bu çerçevede:

- Genel olarak değişmenin ne olduğunu

- Toplumsal değişmenin nitelikleri

- Toplumsal değimenin türleri ve fizyonomisi

- Değişmmeyi açıklamak için ileri sürülen değişim kuramlarının ne söyledikleri

- Değişimin önündeki engeller ve değişime gösterilen tepki biçimleri

- Değişim paradigmaları,

- Bazı önemli olgusal ve kurumsal değişmeler

- Dönüşüm ve örnekleri,

- Toplumsal kuruluş ve yıkılışların açıklanması,  gibi sorunlara eğilmiş bulunmaktadır.Öncelikle akademik dünyaya hitap ediyorsa da eser,değişime her ilgi duyanın anlayabileceği bir dilde yazılmıştır.

İSLAM'IN TARİH SOSYOLOJİSİ

İslam "Tek Tanrı kavramı" (tevhid inancı) "kozmik düşünce" (Ahiret inancı) ve bir "sosyal ahlaki düzen" bileşkesinde bütüncü bir yörünge ortaya koymuş, bu çerçevede fert ve toplum hayatını düzenlemeye yönelmiştir. Bu amaçla Mekke döneminde yeni bir fert, Medine'de bir toplum inşa etmiştir. Toplumsal-kültürel (tarihi-ahlaki) çerçeve, birbirlerine paralel olarak bir süre yürümüş, ancak zamanla, özde farklı olan bu iki boyut birbiriyle özdeşleştirilmiş, gelişme dinamiği kaybolmuş, İslam`ın bütüncü algılanışı da yeterli olmamıştır.Halbuki İslam her çağdaki toplumun ihtiyacına cevap verecek nitelikte bir dindir. O, potansiyel bir güçle doludur. Yeter ki, İslam bir bütünlük içinde anlaşılsın ve tek yanlı eğilimlere indirgenmesin. Çağdaş problemlerin çözümü İslam'ın asıl değerlerine götürülmek yerine sırf tarihi birikime havale edilmesin. Esasen fevkalade gelişmiş bir araç-değer dünyası demek olan endüstri olgusunun, İslam'ın amaç-değer dünyasına, geçmiş toplumlardan daha çok ihtiyacı vardır.

AİLE SOSYOLOJİSİ

- Aile sosyolojisi, nasıl bir disiplindir, gelişimi nasıl olmuştur?

- Çağımızda aile kurumunun geçirmekte olduğu değişimler nelerdir?

- Modernleşmenin aile üzerindeki etkileri nelerdir?

- Alevi değerler bağlamında Türk ailesi nereden nereye gitmektedir?

Bu kitapta, bu sorular başta olmak üzere günümüzde aile kurumunun geçirdiği değişimler farklı açılardan yorumlanmaktadır. Bu değişim sadece ailenin yapısınde değil, aynı zamanda kültürel muhtevasında da gözlemlenmektedir. Ailenin geçirdiği köklü değişmelerin tanımlanması kadar yargılanması da farklı yaklaşımlara konu olmaktadır. Türkiye'de üniversite dünyasında ve sosyoloji bölümlerinde aile sosyolojisi derselerinin uzun bir geçmişi bulunmasına rağmen hala bu disiplinli öğretecek farklı ders kitaplarının yazılmamış olması ve dolayısıyla bu dersin öğretimiyle meşgul akademisyenlerin bir seçeneksizlik sorunu yaşamaları kabul edilebilir bir durum değildir. İşte bu sorunu aşmak, elinizdeki çalışmanın ana motifi olmuştur. Kitap, alanında uzman olan bir grup akademisyen tarafından edisyon olarak hazırlandı. Ortak bir dil birliği ve konular arasında tam bir uygunluk sağlanamamış olması bir dezavantaj olmakla birlikte, konuların farklı kişiler tarafından ele alınmış olması zengin bir muhteva ortaya çıkartmıştır.

Eserde farklı görüş ve yaklaşımların sergilenmiş olması son derece doğal karşılanmalıdır. Buna karşın aile sosyolojisinde okunması gerekli temalara, kavramlara ve konulara yer verilmeye özen gösterilmiştir. Eser, bilimsel bir disiplin olarak aile sosyolojisinin gelişimi, ana konuları ve perspektifi, aile hakkındaki belli başlı kurumsal yaklaşımları, ailenin tanımı, türleri ve işlevleri, ailenin tarihsel süreç içinde geçirdiği serüven ve aile içi ilişkiler, başka kurum ve alanlarla aile kurumunun ilişkileri gibi temel konuların detaylı başlıklarla ele alındığı dört bölümden oluşmaktadır. Kitabın sonunda geniş bir alie kaynakçasına yer verilmiştir. İlgili bölümlerde verilen kaynak ve atıflarla birlikte farklı dillerde ve ülkelerde yapılmış olan aile sosyolojisine ilişkin pek çok araştırma ve çalışma bu zengin kaynakçada mevcuttur. Özellikle aile sosyolojisi konusunda ileri okumalar için buradan faydalanılabilir. Doç. Dr. Kadir Canatan Rotterdam'da Sosyal Akademi'yi bitirdi, Erasmus ve Vrij üniversitelerinde sosyoloji ve kütlürel antropoloji eğitimi aldı. Çeşitli kitapları ve tercüme eserleri bulunan Canatan, Balıkesir Üniversitesi'nde öğretim üyesidir. Doç. Dr. Ergün Yıldırım İstanbul Üniv. Edeb. Fak. Sosyoloji Bölümü mezunu. Çeşitli kitapları ve tercüme eserleri bulunan Yıldırım, bir yıl İngiltere'de Leicester Üniversitesi'nde bulundu. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nde öğretim üyesidir.

  • Açıklama
    • BİLGİ SOSYOLOJİSİ 

      *Vargıların kökeninde bulunan ve düşünce hayatını yönlendiren öncüller, bilginin üretimi, kullanımı ve toplumsallaşmasında nasıl bir fonksiyon üstlenir?
      * Bilginin zihniyet (bilinç) inşasındaki rolü, zihniyetin, kültür, gelenek, din vb. ile olan irtibatı nedir? Çağın değerleri, global eğilimler, topluma içkin kültürel yapı zihniyet (bilinç) oluşumunda ne kadar etkindir?
      * Aydınlar ve bilgi-bilim ilişkisi nasıl gelişir? Bilgi-bilim aydının ürettiği araçsal bir veri mi, yoksa kendini var eden amaçsal bir öğemidir?
      * Bilimsel bilgi ile dini bilgi arasındaki ayrım yüzeyde mi perspektifte mi oluşur?
      * Bilgi değerden bağımsız mıdır? Varlık alanları değer yapılarından bağımsız düşünülemeyeceğine göre, ilişkilerin boyutları nasıl belirlenecektir?
      * Bilgi-Bilim-İslam ilişkisi nasıl düzenlenebilir?
      * Bilginin İslamileştirilmesi mümkün müdür?
      Bilgi kısaca yaşantıdan arta kalan zihni bir olgudur. Ancak zihinden kopup nesnel hale gelebilmesi, başkaları tarafından alınıp yeniden üretilebilmesi ve nihayet biriktirilerek aktarabilmesi onu bireysel olmaktan çıkarıp aynı zamanda toplumsal kılmaktadır. Onu felsefeden ve psikolojiden farklı olarak sosyolojik kılan yöne de budur.

      Bilgi, şöyle yada böyle herkesin konusudur; ama sosyologun özel türden bir ilgi alanıdır. Çünkü Bilgi Sosyolojisi bir taraftan genel sosyolojinin diğer taraftan kurumlar sosyolojisinin alt disiplinlerinden birisidir. Bir tarafı topluma diğer tarafı zihne uzanan alanın bileşkesinde oluşan kognitif bir olgudur. Ne var ki bu konuda Türkçe'de toplum bağlamında bilgi sorunlarına dolaylı ve kısmen değinen pek az sayıda kitap ve makalenin dışında başlı başına bilgi sosyolojisini konu alan bir eser yok gibidir. Fazlaca iddialı olmamakla birlikte bu kitap, Bilgi Sosyolojisinin bir çerçevesini çizmeyi ve ilk elde tartışılan konulardan bir demet sunmayı amaçlamaktadır.

      AİLE SOSYOLOJİSİ YAZILARI

      İnsani ve toplumsal hayat, sosyal kurumların belli işlevlerini yerine getirebilmesine bağlıdır. Aile dünden bugüne, bu işlevlerin bir kısmını yerine getiren önemli konularından birisidir. Bilindiği üzere aile genel olarak en deruni birincil ilişkilerin karşılanması, neslin devam ettirilmesi ve bununla bağlantılı olarak da en sağlıklı ve meşru şekliyle cinsel hayatın yaşanması işlevlerini yerine getirmektedir. Bu görevler bir başka kuruma havale edilemeyeceği için aile, tali değil, bir temel kurumdur. Esasen yüksek tipli dinlerin anlatımıyla insanlık, bir aile halinde yaratılmış ve bugüne kadar da varlığını sürdüre gelmiştir.
      Ancak her beşeri oluşum gibi aile de toplumsal şartlara göre bir biçim kazanagelmiştir. Her alanda olduğu gibi ve belki daha fazlasıyla günümüzde aile alanında ciddi bir dönüşüm yaşamaktadır. Bu süreçte ailenin en önemli sorunlarından birisi herhalde istikrar ve dengedir. Hemen pek çok toplumda evliliklerin önemli bir kısmının ayrılma ile bitmiş olması, ailenin ciddi bir istikrar sorunu yaşadığının en somut delillerinden birisi olarak kabul edilmekte ve yine hemen her toplumda ailenin geleceği ile ilgili kaygılar dile getirilmektedir. Bu çerçevede geniş bir literatür ve alan çalışması yapılmaktadır.“Aile Sosyolojisi Yazıları” adını taşıyan bu eser 18 akademisyenimizin her biri ailenin farklı bir yönünü ele alan makalelerinden oluşmaktadır. Üç kategoride topladığımız makalelerin birinci kısmı, Genel Aile sorunlarını, İkinci kısmı, Toplumumuzun Aile Sorunlarını, Üçüncü kısım ise bazı kültürel örneklemleri ele almaktadır. Bu eserin okuyucuları şu ve benzeri sorular (veya sorunlar) ile ilgili sağlıklı cevaplar bulacaktır:
      - Ailenin tarihsel elişimi, gelenekselden moderne izlediği yol,
      - Ailenin, din, kent vb. gibi kurumlarla ilgi noktaları,
      - Ailenin sosyalleşme gibi bazı toplumsal süreçlerle ilişkisi,
      - Aile ile ilgili bazı gerçek dışı paradigmalar,
      - Ailenin risk alanı ve gelecek sorunu,
      - Bazı bölgesel aile sorunlarımız: Aşiret yapısı ve namus cinayetlerinin gerçek boyutu.
      Makaleler akademik çerçevede oluşturulmuş ve dolayısıyla öncelikli olarak bilimsel metinler ise de herkese hitap etmektedir. Umarız her okuyucu için faydalı olacaktır.

      DEĞİŞİM SOSYOLOJİSİ

       

      Şüphesiz değişim her alanla ilgilidir.Çünkü bütün varlıklar;var olma,varlığını sürdürme ve son bulma sürecinden geçmektedir.Bu basamaklar arasındaki farklı düzeylerdeki devinim değişmeyi meydana getirmektedir.Değişim elbette canlılar ve toplumlar için taşın ve toprağın dönüşümünden daha fazla bir öneme sahiptir.İnsanlığın başından beri toplumların oluşup çökmeleri,düşünenlerin dikkatini çekmiş olmalıdır.Toplum üstüne düşünce Sorokin’in ifadesiyle bunalımlı dönemlerde daha bir önem kazanmıştır.

      Elinizdeki eser,sosyolojik açıdan değişmeyi ele almakta iki düzine civarındaki temel soruya bir cevap bulmaya çalışmaktadır.Özel türden bir değişim sorununu çözme yerine toplumu değişim açısından okuma yollarını göstermektedir.Bu çerçevede:

      - Genel olarak değişmenin ne olduğunu

      - Toplumsal değişmenin nitelikleri

      - Toplumsal değimenin türleri ve fizyonomisi

      - Değişmmeyi açıklamak için ileri sürülen değişim kuramlarının ne söyledikleri

      - Değişimin önündeki engeller ve değişime gösterilen tepki biçimleri

      - Değişim paradigmaları,

      - Bazı önemli olgusal ve kurumsal değişmeler

      - Dönüşüm ve örnekleri,

      - Toplumsal kuruluş ve yıkılışların açıklanması,  gibi sorunlara eğilmiş bulunmaktadır.Öncelikle akademik dünyaya hitap ediyorsa da eser,değişime her ilgi duyanın anlayabileceği bir dilde yazılmıştır.

      İSLAM'IN TARİH SOSYOLOJİSİ

      İslam "Tek Tanrı kavramı" (tevhid inancı) "kozmik düşünce" (Ahiret inancı) ve bir "sosyal ahlaki düzen" bileşkesinde bütüncü bir yörünge ortaya koymuş, bu çerçevede fert ve toplum hayatını düzenlemeye yönelmiştir. Bu amaçla Mekke döneminde yeni bir fert, Medine'de bir toplum inşa etmiştir. Toplumsal-kültürel (tarihi-ahlaki) çerçeve, birbirlerine paralel olarak bir süre yürümüş, ancak zamanla, özde farklı olan bu iki boyut birbiriyle özdeşleştirilmiş, gelişme dinamiği kaybolmuş, İslam`ın bütüncü algılanışı da yeterli olmamıştır.Halbuki İslam her çağdaki toplumun ihtiyacına cevap verecek nitelikte bir dindir. O, potansiyel bir güçle doludur. Yeter ki, İslam bir bütünlük içinde anlaşılsın ve tek yanlı eğilimlere indirgenmesin. Çağdaş problemlerin çözümü İslam'ın asıl değerlerine götürülmek yerine sırf tarihi birikime havale edilmesin. Esasen fevkalade gelişmiş bir araç-değer dünyası demek olan endüstri olgusunun, İslam'ın amaç-değer dünyasına, geçmiş toplumlardan daha çok ihtiyacı vardır.

      AİLE SOSYOLOJİSİ

      - Aile sosyolojisi, nasıl bir disiplindir, gelişimi nasıl olmuştur?

      - Çağımızda aile kurumunun geçirmekte olduğu değişimler nelerdir?

      - Modernleşmenin aile üzerindeki etkileri nelerdir?

      - Alevi değerler bağlamında Türk ailesi nereden nereye gitmektedir?

      Bu kitapta, bu sorular başta olmak üzere günümüzde aile kurumunun geçirdiği değişimler farklı açılardan yorumlanmaktadır. Bu değişim sadece ailenin yapısınde değil, aynı zamanda kültürel muhtevasında da gözlemlenmektedir. Ailenin geçirdiği köklü değişmelerin tanımlanması kadar yargılanması da farklı yaklaşımlara konu olmaktadır. Türkiye'de üniversite dünyasında ve sosyoloji bölümlerinde aile sosyolojisi derselerinin uzun bir geçmişi bulunmasına rağmen hala bu disiplinli öğretecek farklı ders kitaplarının yazılmamış olması ve dolayısıyla bu dersin öğretimiyle meşgul akademisyenlerin bir seçeneksizlik sorunu yaşamaları kabul edilebilir bir durum değildir. İşte bu sorunu aşmak, elinizdeki çalışmanın ana motifi olmuştur. Kitap, alanında uzman olan bir grup akademisyen tarafından edisyon olarak hazırlandı. Ortak bir dil birliği ve konular arasında tam bir uygunluk sağlanamamış olması bir dezavantaj olmakla birlikte, konuların farklı kişiler tarafından ele alınmış olması zengin bir muhteva ortaya çıkartmıştır.

      Eserde farklı görüş ve yaklaşımların sergilenmiş olması son derece doğal karşılanmalıdır. Buna karşın aile sosyolojisinde okunması gerekli temalara, kavramlara ve konulara yer verilmeye özen gösterilmiştir. Eser, bilimsel bir disiplin olarak aile sosyolojisinin gelişimi, ana konuları ve perspektifi, aile hakkındaki belli başlı kurumsal yaklaşımları, ailenin tanımı, türleri ve işlevleri, ailenin tarihsel süreç içinde geçirdiği serüven ve aile içi ilişkiler, başka kurum ve alanlarla aile kurumunun ilişkileri gibi temel konuların detaylı başlıklarla ele alındığı dört bölümden oluşmaktadır. Kitabın sonunda geniş bir alie kaynakçasına yer verilmiştir. İlgili bölümlerde verilen kaynak ve atıflarla birlikte farklı dillerde ve ülkelerde yapılmış olan aile sosyolojisine ilişkin pek çok araştırma ve çalışma bu zengin kaynakçada mevcuttur. Özellikle aile sosyolojisi konusunda ileri okumalar için buradan faydalanılabilir. Doç. Dr. Kadir Canatan Rotterdam'da Sosyal Akademi'yi bitirdi, Erasmus ve Vrij üniversitelerinde sosyoloji ve kütlürel antropoloji eğitimi aldı. Çeşitli kitapları ve tercüme eserleri bulunan Canatan, Balıkesir Üniversitesi'nde öğretim üyesidir. Doç. Dr. Ergün Yıldırım İstanbul Üniv. Edeb. Fak. Sosyoloji Bölümü mezunu. Çeşitli kitapları ve tercüme eserleri bulunan Yıldırım, bir yıl İngiltere'de Leicester Üniversitesi'nde bulundu. Halen Yıldız Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi'nde öğretim üyesidir.

      Stok Kodu
      :
      setsosyoloji
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
Kapat