Sepetim (0) Toplam: 0,00TL
%30
Bir Polonya Klasiği Uçan Üniversite - Ümit Şimşek - kitapoba.com

Bir Polonya Klasiği Uçan Üniversite

Liste Fiyatı : 6,02TL
İndirimli Fiyat : 4,21TL
Kazancınız : 1,81TL
Havale/EFT ile : 4,13TL
9789758732043
537305
Bir Polonya Klasiği Uçan Üniversite
Bir Polonya Klasiği Uçan Üniversite
Zafer Yayınları
4.21
MARYA Sklodovska 1867 yılının Kasım ayında Polonyalı bir ailenin beşinci çocuğu olarak Varşova'da hayata gözünü açtı. Marya'nın hem annesi hem babası eğitimciydi. Fakat beş çocuğa birden bakmak zorunda kalınca annesi o güne kadar devam ettirdiği okul yöneticiliğinden ayrıldı. Babası ise matematik ve fizik öğretmeni olarak iyi bir gelire sahipti. Fakat onun da işini kaybetmesi uzun sürmedi. Bir Polonyalı olarak Polonya'nın değerlerine bağlı olduğu ve fikirlerini uygunsuz zeminlerde dile getirdiği için görevine son verildi. Zira o sıralarda Varşova Çarlık Rusyasının işgali altında bulunuyordu.

Çok geçmeden ailenin başındaki maddî sıkıntılara yenileri eklendi. Marya (veya aile arasındaki söylenişiyle Manya) beş yaşında iken ablalarından birini sekiz yaşında iken de annesini kaybetti. Ancak bütün bu sıkıntılar aile bireylerinin birbirlerine daha sıcak duygularla yaklaşıp kenetlenmesine vesile oldu. Üstelik bu yakın ve sıcak duygular arasında bilim ve sanatın da özel bir yeri vardı. Babaları Manya ile kardeşlerini sadece ilgi ve şefkatiyle değil aynı zamanda entellektüel yönden de besliyordu. Manya bir yandan edebiyatla bir yandan laboratuar âletleriyle bu şekilde tanıştı. Cumartesi akşamları babası ona ve kardeşlerine klasiklerden okurdu. Vaktiyle babasının fizik deneylerinde kullandığı aygıtlar da Manya'nın bilime olan iştahını kabartacak şekilde evlerinde duruyordu. Çünkü Ruslar Polonya okullarında bilimsel deneyleri de yasaklamışlardı.
Böyle bir aile atmosferi içinde Manya'nın orta öğrenimini tamamlaması zor olmadı. Fakat sıra üniversite öğrenimine gelince diğer hemcinsleri gibi Manya da kapıları kendisine kapalı bulacaktı. Çünkü kadınların üniversite öğrenimi görmesi yasaktı. O zaman imkânı olan soluğu yurtdışında alıyor ve öğrenimine başka ülkelerde üstelik Polonya'dakinden çok daha özgür şartlar altında devam ediyordu. Manya ise yurtdışına gitmek için gerekli maddî imkâna sahip değildi. Bununla beraber durum büsbütün ümitsiz de sayılmazdı. Birçok Polonyalı genç gibi o da Yüzen (veya diğer tabiriyle 'Uçan') Üniversiteyi seçti.
Yüzen/Uçan Üniversite yasadışı bir üniversite idi. Bu üniversitenin sınıfları her gece ayrı bir evde Rus yetkililerinin gözlerinden uzak yerlerde toplanıyordu. Böylece geceleri bir evden bir başka eve yüzen bu sınıflarda öğretim üyeleri hiçbir karşılık beklemeden bilgilerini genç kuşaklara aktarıyor; ayrıca üst sınıfların öğrencileri de kendilerinden daha aşağıdaki sınıflarda bulunan öğrencilere ders veriyorlardı. Bu sistem Polonyalıların olağanüstü bir ilerigörüşlülük ve birlik ruhu içinde geliştirdikleri ve uyguladıkları bir sistemdi. Rus Çarı Polonya halkını bütünüyle cahil bırakmak ve kültürlerinden uzak tutmakla onların milliyetçilik duygularını bastırabileceğini düşünürken; Polonyalılar da kendi geleceklerini bütünüyle ilme kültüre ve sanata sahip çıkmak ve bu değerlerini ne pahasına olursa olsun koruyup geliştirmekte görüyorlardı. Onlar bu yolun uzun ve çileli bir yol olduğunu biliyorlardı. Matematiğin fiziğin biyolojinin tarihin edebiyatın müziğin ayrıntılarıyla yıllar boyu boğuşacaklar her akşam birkaç satırlık birşey öğrenebilmek için evden eve uçacaklardı. İlim öğrenirken özellikle de ilim öğretirken suçüstü yakalanmanın ise işkence hapis ve Sibirya'ya sürgün gibi bedelleri vardı. Ve Çarlık Rusyası bu işi oldukça ciddiye alıyordu. Çünkü o kafanın 'terörist' veya 'düşman' konseptine çantasında ders kitabı taşıyan bir genç kız eli silâhlı bir direnişçiden daha yakındı.
  • Açıklama
    • MARYA Sklodovska 1867 yılının Kasım ayında Polonyalı bir ailenin beşinci çocuğu olarak Varşova'da hayata gözünü açtı. Marya'nın hem annesi hem babası eğitimciydi. Fakat beş çocuğa birden bakmak zorunda kalınca annesi o güne kadar devam ettirdiği okul yöneticiliğinden ayrıldı. Babası ise matematik ve fizik öğretmeni olarak iyi bir gelire sahipti. Fakat onun da işini kaybetmesi uzun sürmedi. Bir Polonyalı olarak Polonya'nın değerlerine bağlı olduğu ve fikirlerini uygunsuz zeminlerde dile getirdiği için görevine son verildi. Zira o sıralarda Varşova Çarlık Rusyasının işgali altında bulunuyordu.

      Çok geçmeden ailenin başındaki maddî sıkıntılara yenileri eklendi. Marya (veya aile arasındaki söylenişiyle Manya) beş yaşında iken ablalarından birini sekiz yaşında iken de annesini kaybetti. Ancak bütün bu sıkıntılar aile bireylerinin birbirlerine daha sıcak duygularla yaklaşıp kenetlenmesine vesile oldu. Üstelik bu yakın ve sıcak duygular arasında bilim ve sanatın da özel bir yeri vardı. Babaları Manya ile kardeşlerini sadece ilgi ve şefkatiyle değil aynı zamanda entellektüel yönden de besliyordu. Manya bir yandan edebiyatla bir yandan laboratuar âletleriyle bu şekilde tanıştı. Cumartesi akşamları babası ona ve kardeşlerine klasiklerden okurdu. Vaktiyle babasının fizik deneylerinde kullandığı aygıtlar da Manya'nın bilime olan iştahını kabartacak şekilde evlerinde duruyordu. Çünkü Ruslar Polonya okullarında bilimsel deneyleri de yasaklamışlardı.
      Böyle bir aile atmosferi içinde Manya'nın orta öğrenimini tamamlaması zor olmadı. Fakat sıra üniversite öğrenimine gelince diğer hemcinsleri gibi Manya da kapıları kendisine kapalı bulacaktı. Çünkü kadınların üniversite öğrenimi görmesi yasaktı. O zaman imkânı olan soluğu yurtdışında alıyor ve öğrenimine başka ülkelerde üstelik Polonya'dakinden çok daha özgür şartlar altında devam ediyordu. Manya ise yurtdışına gitmek için gerekli maddî imkâna sahip değildi. Bununla beraber durum büsbütün ümitsiz de sayılmazdı. Birçok Polonyalı genç gibi o da Yüzen (veya diğer tabiriyle 'Uçan') Üniversiteyi seçti.
      Yüzen/Uçan Üniversite yasadışı bir üniversite idi. Bu üniversitenin sınıfları her gece ayrı bir evde Rus yetkililerinin gözlerinden uzak yerlerde toplanıyordu. Böylece geceleri bir evden bir başka eve yüzen bu sınıflarda öğretim üyeleri hiçbir karşılık beklemeden bilgilerini genç kuşaklara aktarıyor; ayrıca üst sınıfların öğrencileri de kendilerinden daha aşağıdaki sınıflarda bulunan öğrencilere ders veriyorlardı. Bu sistem Polonyalıların olağanüstü bir ilerigörüşlülük ve birlik ruhu içinde geliştirdikleri ve uyguladıkları bir sistemdi. Rus Çarı Polonya halkını bütünüyle cahil bırakmak ve kültürlerinden uzak tutmakla onların milliyetçilik duygularını bastırabileceğini düşünürken; Polonyalılar da kendi geleceklerini bütünüyle ilme kültüre ve sanata sahip çıkmak ve bu değerlerini ne pahasına olursa olsun koruyup geliştirmekte görüyorlardı. Onlar bu yolun uzun ve çileli bir yol olduğunu biliyorlardı. Matematiğin fiziğin biyolojinin tarihin edebiyatın müziğin ayrıntılarıyla yıllar boyu boğuşacaklar her akşam birkaç satırlık birşey öğrenebilmek için evden eve uçacaklardı. İlim öğrenirken özellikle de ilim öğretirken suçüstü yakalanmanın ise işkence hapis ve Sibirya'ya sürgün gibi bedelleri vardı. Ve Çarlık Rusyası bu işi oldukça ciddiye alıyordu. Çünkü o kafanın 'terörist' veya 'düşman' konseptine çantasında ders kitabı taşıyan bir genç kız eli silâhlı bir direnişçiden daha yakındı.
      Stok Kodu
      :
      9789758732043
      Sayfa Sayısı
      :
      113
      Basım Tarihi
      :
      2003
      Kapak Türü
      :
      Karton Kapak
      Dili
      :
      Türkçe
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitabı henüz kimse eleştirmemiş.
sultanbeyli escort sancaktepe escort izmir escort
Kapat